
Cevap: Yaşanır hem de çok güzel yaşanır.
Kalkan, sadece tatil için gelinip dönülen bir yer değil. Öyle bir havası var ki, insan “neden burada kalmıyorum ki?” diye sormadan edemiyor.
Sabahları kuş sesleriyle uyanırsın, pencereyi açınca mis gibi iyot kokusu dolup taşar içeri. Sokakta yürürken her köşe başında bir begonvil sana gülümsüyor gibi. Trafik yok denecek kadar az, insanlar güler yüzlü, hayat yavaş ama keyifli akıyor.
Stres yok, telaş yok. Kalabalık şehirlerden bunalan biri için Kalkan tam bir kaçış noktası. Sessiz, huzurlu, doğanın içinde. Üstelik kışın da yaşanabilir, çünkü ılıman bir havası var. Şömineni yak, kahveni al, kitap oku. Daha ne olsun?
Eğer bilgisayarını alıp her yerden çalışabiliyorsan, Kalkan’da yaşamak sana tam “benlik” gelir. Sabah denize karşı kahveni iç, öğlen arası kısa bir yürüyüş yap, akşam üstü gün batımını kaçırma.
Kesinlikle evet. Güvenli, küçük bir yer. Okullar var, marketler, sağlık ocağı, eczane, her şey elinin altında. Büyük alışveriş için Kaş 25 dakika. Zaten burada hayat sade ama dolu dolu.
İstersen doğayla daha iç içe bir yaşam kurup bahçeli bir evde sebze yetiştirebilir, pazardan taze ürünlerini alıp Ege mutfağının en güzel yemeklerini yapabilirsin. Burada yeme içme kültürü de çok güzel.Sonuç?
Kalkan’da yaşanır. Hem de çok güzel yaşanır.
Ama bir uyarı:
Bir kere kalbine girerse, geri dönmek zor olur.